Merve titreyen elleriyle masadaki kahverengi zarfı açtı ve birkaç sayfalık tıbbi raporu önüme doğru itti. "Kaan ile Elif'in sağlık geçmişini öğrenmek istedik," diyerek hıçkırıklarının arasından konuşmaya çalıştı. "Kurum bize hep kaçamak, yuvarlak cevaplar veriyordu. Elif'in son zamanlarda sürekli tekrarlayan ve düşmeyen ateşlenmeleri olunca, genetik bir yatkınlığı veya kalıtsal bir hastalığı olup olmadığını görmek için özel bir laboratuvarda kapsamlı bir DNA testi yaptırdık. Sonuçlar geldiğinde laboratuvar bizi bizzat aradı. Sistemlerinde bir anormallik olduğunu, Elif'in genetik profilinin... senin yıllar önce aynı laboratuvarda verdiğin kan örnekleriyle eşleştiğini söylediler. Doğrulamak için benden ve Kaan'dan da örnek istediler. En ufak bir şüphenin bile peşinden gittik... Ve sonuç bu. Yüzde 99.9 eşleşme. O senin kızın."
Başım dönüyordu. Mutfak sandalyelerinden birine nasıl yığıldığımı bilemedim. Raporun üzerindeki harfler birbirine giriyor, tıbbi terimler ve sayılar anlamsızca dans ediyordu. Gözlerimi sımsıkı kapattığımda, kendimi aniden beş yıl önceki o soğuk, karanlık ve fırtınalı kasım gecesinde buldum.
Eski eşimle geçirdiğimiz o korkunç trafik kazası... Hamileliğimin sekizinci ayındaydım ve her şey yolundaydı. Hastaneye kaldırıldığımda dayanılmaz bir acı içindeydim. Ameliyathanenin o kör edici parlak ışıkları, doktorların telaşlı bağırışları, makinelerin acı acı çalan alarmları... Ve sonra o sonu gelmez karanlık boşluk. Gözlerimi yoğun bakımda açtığımda, başucumda bana acıyarak bakan doktorun o buz gibi sözleri zihnimde yankılandı: "Çok üzgünüz, kazanın şiddetiyle maalesef bebeğinizi kaybettik."
Onu hiç görememiştim. "Travma yaratır" diyerek yüzünü bile göstermemişlerdi. Bana küçük, kapalı bir tabut vermişler, kendi canımdan kopardığım parçamı, toprağa kendi ellerimle gözyaşları içinde gömmüştüm. Kaza yaptığımızda arabayı kullanan eski eşimdi. O kazadan fiziksel olarak sağ çıkmış ama bebeğimizi kaybettiğimiz gerçeğiyle yüzleşemediği için aylar sonra beni sessizce terk etmişti. Hayatım o gece tam ortadan ikiye bölünmüştü: Kazadan öncesi ve kazadan sonrası.