5 YAŞINDA BİR KIZ EVLAT EDİNDİ

Merve usulca yanıma geldi, yaşlı gözlerle o da Elif'e baktı. Merve'nin omuzları sarsılıyordu. Yıllarca anne olma hayaliyle yanıp tutuşmuş, evlat edinme süreci boyunca o bitmek bilmeyen bürokratik engellerle savaşmıştı. Sonunda kollarına aldığı, "Kızım" dediği bebeğin, aslında kendi kız kardeşinden çalınan canı, kanı çıkması… Hayat, en yetenekli yazarın kurgusundan bile çok daha acımasızdı.

"O her zaman benim yeğenimdi, canımın bir parçasıydı," dedi Merve sesi titreyerek ama büyük bir dirayetle. "Biz Kaan'la sadece onu aradık, onu bulduk. Ama kader, onu asıl ait olduğu yere, gerçek annesine geri getirdi. Bizi de bu kavuşma için sadece bir aracı kıldı."

Merve'ye döndüm. Bir anne olarak hayalini kurduğu, sevgiyle kucak açtığı çocuğu şimdi bana geri veriyordu. Onun kalbinin ne kadar kırık olduğunu görebiliyordum ama gözlerindeki fedakarlık ve kararlılık her şeyden üstündü.

"O hastaneyi," dedim dişlerimin arasından. İçimde yıllardır uyuyan ve şimdi bir yanardağ gibi patlayan o yakıcı öfkeyle dolmuştum. "Bana bu cehennemi yaşatan, seni acımasızca kandıran herkesi yok edeceğim. Hayatlarımızı çalan o insanlardan tek tek hesap soracağım."

Merve başını salladı. "Beraber soracağız. Ne gerekiyorsa yapacağız. Ama önce..." Eliyle salonu işaret etti. Gözyaşlarını silip bana buruk ama cesaret veren bir gülümseme yolladı. "Önce kızınla tanışma vaktin geldi. Gerçekten tanışma vaktin."

Titreyen bacaklarımla, kalbim göğüs kafesimi parçalayacakmış gibi atarken salona doğru adım attım. Elif ayak sesimi duyup başını kaldırdı. Pembe boya kalemiyle çizdiği kağıdı havaya kaldırdı. Kağıtta el ele tutuşan üç çöp adam vardı. Ortadakinin saçları tıpkı benimki gibi uzun çizilmişti.

O kocaman mavi gözleriyle bana bakıp, o melek gibi gülümsemesiyle, "Teyze, bak sana ne çizdim!" dediğinde, yıllardır içimde tuttuğum nefesi yavaşça dışarı verdim.
Reklamlar