Bunu öğrendiğimde her şey için çok geçti. Sen Mert’e hamileydin. Murat’ı karşıma aldım, ona sadece evlatlık olduğunu ve geçmişinde büyük bir aile sırrı barındırdığını söyledim. Sana anlatmamasını, çünkü bu gerçeğin her şeyi mahvedeceğini belirttim. Murat, Zeynep’le kardeş olduğunu bilmiyordu, sadece kendisinin o aileye ait olmadığını biliyordu.
Şimdi anlıyor musun kızım? Mert ve Zeynep’in oğlu… Onlar kuzen değil. Murat ve Zeynep öz kardeş oldukları için, genetik miras ikisinde de aynı şekilde tezahür etti. Mert, senin ve abinin (aslında kuzenin olan Murat’ın) oğluydu. Zeynep’in oğlu ise aynı gen havuzunun bir parçasıydı. O hilal şeklindeki leke, bir aldatmanın değil, soyumuzun acımasız bir oyunuydu. Siz hepimiz aynı kanı taşıyordunuz.”
Mektup elimden kayıp halının üzerine düştü. Duvarlar üzerime doğru yıkılıyor gibiydi. Kocam sandığım, hayatımı paylaştığım adam, babamın yıllar önce kaybettiği oğlunun çocuğuydu; yani benim öz be öz kuzenimdi. Ve en yakın arkadaşım Zeynep, onun kız kardeşiydi.