Eve dönerken arabayı yol kenarına çekti.
'Sana bir şey itiraf edeceğim.' dedi.
'Yine mi sır?'
Başını salladı.
'Kendimi o kadar çaresiz hissettim ki bir ara sizi bırakıp gitmenin doğru olduğuna gerçekten inandım. Sonra her gece Nehir'in yanına oturup vazgeçtim. Ama sana dönmeye cesaret edemedim.'
'Beni hastalığın değil, yalnız bırakman kırdı.' dedim.
'Biliyorum. Bunu düzeltmek istiyorum.'
Önümüzdeki haftalarda hastane kontrollerini birlikte takip ettik. Rüzgar yöneticisiyle konuşup sağlık durumunu açıkladı ve gerekli izinleri düzenledi. Bir aile danışmanından da randevu aldık.
İlk görüşmemizde danışman, birbirimizi korumak adına gerçekleri sakladığımızda nasıl uzaklaştığımızı anlamamıza yardım etti.
Bir akşam Rüzgar mutfakta yanıma geldi.
'Bugün yine korktum.' dedi.
'Neden?'
'Bir sonraki kontrolü düşündüm.'