Ancak kaderin kimsenin tahmin edemeyeceği kadar keskin virajları vardır. Olayın üzerinden sadece altı ay geçmişti. Melis henüz 32 yaşındaydı. Bir sabah banyoda aniden yere yığıldı. Şiddetli bir beyin kanaması geçirmişti. Hastane köşelerinde geçen o kâbus dolu haftaların ardından doktorlar acı gerçeği yüzümüze söyledi: Melis yaşayacaktı ama boynundan aşağısı tamamen felç kalmıştı. O kibirli, güzelliğiyle ve o gösterişli hayatıyla övünen kadın gitmiş; yerine yatağa mahkûm, sadece gözlerini hareket ettirebilen çaresiz bir insan gelmişti