Doğum sancıları sırasında eşim Tolga

“Böyle olacağını bilmiyordum.”

“Ben de bilmiyordum.”

Gözlerim doldu.

“Ama aramızdaki fark şu. Ben korkmama rağmen kaldım. Sen korktuğun için gittin.”

Tolga ayağa kalktı.

“Tamam, hata yaptım. Ama geri geldim.”

“Geri gelmek başka, sorumluluk almak başka.”

O anda salondan bebeklerden birinin ağlama sesi geldi.

Tolga refleks olarak sesin geldiği yöne döndü.“Hangisi ağlıyor?”

Bu soru bana acı bir gülümseme bıraktı.

“Bilmiyorsun.”

“Ne?”

“Hangisinin ağladığını bile bilmiyorsun.”

Tolga sustu.

Ben devam ettim.

“Üçünün farklı ağlama şekilleri olduğunu biliyor musun? Birinin acıktığında ellerini yüzüne götürdüğünü, diğerinin uykusu geldiğinde kaşlarını çattığını, üçüncünün ise karnı ağrıdığında bacaklarını karnına çektiğini biliyor musun?”


Tolga’nın gözleri dolmaya başladı.

“Ben…”

“Sen hiçbirini bilmiyorsun.”

Birkaç saniye sonra salondan bir başka ses geldi. Bu kez Tolga olduğu yerde dondu...

“Üçü de ağlıyor,” dedi.

“Evet.”

“Ne yapacağız?”

“Sen bilirsin.”

Bunu söyledikten sonra ilk kez ona sırtımı döndüm.
Reklamlar