Hayır… Bu imkânsız...

Baran’ın kapıdan çıkışını izlerken içimde garip bir boşluk oluştu.

Az önce yıllardır hayalini kurduğumuz kızımız doğmuştu. Onu ilk kez kucağına alan adam, mutluluktan ağlamak yerine doğum lekesini görür görmez kaçmıştı.

“Baran!”

Sesimi yükselttim ama cevap vermedi.

Hemşire bana şaşkın gözlerle baktı.

“Eşinizin bir şeyi mi var?” diye sordu.

“Bilmiyorum,” dedim. “Ama o lekeyi gördüğünde bir şey oldu.”

Hemşire bebeğimizi kucağımda bana yaklaştırdı. Kızımın küçücük yüzüne baktım. O ise hiçbir şeyden habersiz, huzur içinde uyuyordu.

Omzundaki doğum lekesi gerçekten dikkat çekiciydi.

Koyu kırmızıya yakın, küçük ama belirgin bir şekli vardı.

Parmak uçlarımla dokunmadım. Sadece baktım.
Reklamlar