Ayaktaydı. ÜZERİNDE JİLET GİBİ BİR TAKIM ELBİSE VARDI.
Saçları özenle kesilmiş, sakalları tamamen tıraş edilmişti. Elinde ise BİR BUKET BEYAZ ZAMBAK tutuyordu. Beni gördüğü an gözleri doldu. Pürüzlü, titreyen bir sesle, "Geldin..." dedi.
Boğazım kilitlenmişti. Kalbim heyecanla çarparken, "Eren... Neler oluyor?" diye fısıldayabildim sadece.
Gözlerini gözlerime dikti. Derin bir nefes aldı ve bütün dünyamı altüst eden o cümleyi kurdu:
"Annen senden bir şey sakladı. Ölmeden önce de GERÇEĞİ SANA ASLA AÇIKLAMAMAM İÇİN benden söz almıştı..."
Odanın etrafımda döndüğünü hissettim. Annemin benden bunca yıl sakladığı o büyük sır neydi? Ve bu adamın aslında annemle olan bağlantısı neydi?
Odanın etrafımda döndüğünü, ayaklarımın altındaki o eski, yıpranmış çamaşırhane zemininin kayıp gittiğini hissettim. Annemin benden bunca yıl sakladığı o büyük sır neydi? Ve yıllarca köşede titreyerek oturan bu adamın aslında annemle olan bağlantısı ne olabilirdi?