Kocamın cenazesinde...

“Vasiyet,” dedi Can yüksek sesle.
Belgenin üzerinde Can’ın imzasını gördüm.
Bir de noter mührü vardı.
Can belgeyi…
Sanki en başından beri ona aitmiş gibi eline aldı.
Ardından çantama uzandı.
“Anahtarlar,” dedi.
Zaten hepsini almıştı.
Evin giriş kapısının…
Garajın…
Çalışma odasının…
Hepsinin anahtarları ondandı.
“Hepsi bir yanlışlık,” diyebildim güçlükle.
Avukat gözlerimin içine bakmaktan kaçındı.
“Hanımefendi,” dedi, ezberlenmiş bir cümleyi okur gibi.
“Bu belgeye göre tek mirasçı oğlunuz.”
Etraftaki insanlar başlarını öne eğdi.
Utanç…
Öfke…
Ve başımı döndüren tarifsiz bir hüzün hissettim.
Reklamlar