Bağırmadım.
Çünkü o an anladım.
Bunu, beni herkesin önünde aşağılamak için yapıyordu.
Arkamı döndüm.
Gözyaşlarımı içime akıtarak mezarlığın çıkışına doğru yürüdüm.
Can ise…
“Ne kadar güçlü bir evlat.”
diyerek sırtını sıvazlayan insanların arasına karıştı.
Mezarlığın kapısından çıkmadan hemen önce yanına bir kez daha yaklaştım.
Sanki vedalaşacakmışım gibi…
Ceketini omuzlarına düzelttim.
Ve tek bir hızlı hareketle…
İç cebine küçük bir şey bıraktım.
Hiç fark etmedi.
Ben ise fark ettim.
Plastiğin kumaşa hafifçe çarpan o küçük sesini duydum.
Ben uzaklaşırken…