Umut, ölen çocuğunuzun doğum lekesinin tıpatıp aynısını taşıyan bir çocuk olarak karşınıza çıktığında tehlikelidir.
Beş yıl önce oğlumu toprağa verdim. Bazı sabahlar o sızı, hâlâ o ilk telefon görüşmesindeki kadar keskin hissediliyor.
Çoğu insan beni fazladan peçeteleri ve yara bantları olan, güvenilir anaokulu öğretmeni Gül Hanım olarak görür. Ancak her rutinin arkasında, bir kişisi eksik bir dünyayı taşıyorum.
Beş yıl önce oğlumu toprağa verdim. Kayıpların zamanla iyileşeceğini düşünürdüm. Dünyam, Ömer'i kaybettiğim gece sona erdi. En zor kısmı cenaze ya da boş ev değil; hayatın, sizinki durmuş olsa bile ısrarla devam etme biçimidir.
Telefon çaldığında on dokuz yaşındaydı. Telefonu açarken ellerimin nasıl titrediğini, Ömer'in tezgahın üzerinde duran yarım kalmış kakao kupasının hâlâ sıcak olduğunu hatırlıyorum.