Bir ara yanıma oturdu.
“O gece sizi gördüğümde bir yabancıdan yardım istemeye utanmıştım,” dedi. “Bana neden yardım ettiğinizi hâlâ düşünüyorum.”
“Çünkü yardıma ihtiyacınız vardı.”
Gülsüm gözlerimin içine baktı.
“Babamın parasını bilmiyordunuz. Kim olduğumu bilmiyordunuz. Beni bir daha görmeyeceğinizi de düşünüyordunuz.”
“Evet,” dedim. “Bunların hiçbiri önemli değildi.”
Elimi tuttu.
“Bana yalnızca bir araba yolculuğu vermediniz. O gece çaresiz olmadığımı hissettirdiniz.”
Gözlerim doldu. Salondaki beşiğe baktım. Aylar önce karanlık bir hastane girişinde iki küçük pusetin arasında ağlayan kadın, şimdi çocuklarının yanında, kendi evinde, kendi kararlarını verebiliyordu.