Gülsüm bana baktı.
“Eskiden onu üzmemek için kendimi sustururdum.”
“Şimdi susturmadın,” dedim.
Başını salladı. Gözleri dolmuştu ama bu defa ağlamadı.
Takip eden aylarda her şey bir anda düzelmedi. Kıvanç, çocukların masraflarına düzenli katkıda bulunmaya ve kararlaştırılan zamanlarda bakım sorumluluğu almaya başladı. Gülsüm ise kendi isteğiyle bir danışmanla görüşerek yaşadıklarını değerlendirdi. Evliliği sürdürüp sürdürmemek konusunda acele etmedi.
Nihat Bey kızını maddi olarak destekledi fakat hayatına dair kararları onun yerine vermedi. Beril ise uykusuz gecelerde, hastane kontrollerinde ve zor günlerde kardeşinin yanında kaldı. Gülsüm bazen babasının yardımını kabul ediyor, bazen de kendi yapabileceği işleri kendisi hallediyordu. Kimse buna alınmıyordu.
Bu sırada hastanedeki sosyal destek programı da şekillenmeye başlamıştı. Önce küçük bir ekiple denendi. Sosyal hizmet uzmanları, gece taburcu olan ve güvenli ulaşım imkânı bulunmayan hastaların durumunu değerlendiriyor, uygun araç ve ihtiyaç desteğini organize ediyordu. İhtiyaç duyan ailelere bebek bezi, kıyafet ve temel bakım malzemeleri de sağlanıyordu.