"Aradım, Figen. Defalarca aradım."
Oğuz, babasının yatağının yanındaki çekmeceden bir telefon çıkardı. Ekranda bana gönderilmiş onlarca mesaj vardı.
Ancak numara benim değildi.
Bir anda her şeyi anladım. Annem öldükten sonra telefon numaramı değiştirmiştim. Turgay ise eski numaramı bulmuştu.
"Sonra hastalandım," dedi. "Kanser olduğumu öğrendiğimde seni bulmaktan vazgeçtim. Hayatına ölüm döşeğindeki bir adam olarak girmek istemiyordum."
"Öyleyse neden şimdi aradın?"
Turgay zayıfça gülümsedi.
"Çünkü bugün altmış yaşındayız, Figen. Ve sana verdiğim sözü tutmadan ölmek istemiyorum."
O an kırk bir yıllık özlemim bir anda öfkeye dönüştü.