19 YAŞINDAYKEN EN YAKIN ARKADAŞIMLA

"Annemle babam birbirlerine saygı duyarlardı. Ancak annem, babamın kalbinde hiçbir zaman dolduramadığı bir yer olduğunu biliyordu."
Oğuz cebinden küçük bir anahtar çıkardı.
"Babam, başına bir şey gelirse bunu size vermemi istedi."
Anahtarı aldım.
"Neyin anahtarı?"
"Yıllardır kimsenin girmediği bir evin."
Ertesi sabah Oğuz'la birlikte hastaneden ayrıldık.
Arabamız, çocukluğumun geçtiği mahalleye doğru ilerliyordu.
Bir süre sonra eski futbol sahasının karşısındaki sokağa girdik.
Gördüğüm manzara karşısında gözlerime inanamadım.
Turgay, yıllar önce birlikte hayalini kurduğumuz küçük evi satın almıştı.
Bahçesinde kocaman bir dut ağacı vardı.
On dokuz yaşındayken ona, bir gün böyle bir evde yaşamak istediğimi söylemiştim.
Kapıyı açtığımızda salonun ortasında büyük bir sandık gördüm.
Reklamlar