Çünkü adresini bilmiyordu.
Yusuf ilk mektubu açtı.
Annem şöyle yazmıştı:
“Canım oğlum, bugün yine gelmedin. Sana kızgın değilim. Belki hâlâ hazır değilsindir. Ben sen hazır olana kadar aynı yerde olacağım.”
Yusuf mektubu okuyamadı.
Sandalye çekip oturdu ve çocuk gibi ağlamaya başladı.
Saatler boyunca kutudaki mektupları okuduk.
Annem Yusuf’un doğum günlerini hiç unutmamıştı.
Her yıl kaç yaşına bastığını hesaplamıştı.
“Bugün 40 oldun.”
“Bugün 50 yaşındasın.”
“Bugün saçların beyazlamaya başlamıştır belki.”
Son mektup yalnızca üç ay önce yazılmıştı.