Ama Kemal yaşlanıp hastalandığında vicdanıyla baş başa kalmıştı.
Mektubun son satırlarında şöyle yazıyordu:
“Nevin bana, ‘Yusuf bir gün beni ararsa pazar günü saat 10.15’te istasyonda olacağım,’ demişti. Onun sözünü tutacağını biliyorum. Ben ise verdiğim hiçbir sözü tutmadım.”
Yusuf elleriyle yüzünü kapattı
“İki ay önce bu mektubu buldum ama hemen gelemedim.”
“Neden?”
Derin bir nefes aldı.
“Çünkü korktum.”
“Annenden mi?”
“Hayır. Onun yüzüne bakmaktan.”
Yıllarca kendisini terk eden bir anneye öfke duymuştu. Hatta gençliğinde annesine hitaben mektuplar yazmış, sonra hepsini yırtmıştı.
Şimdi bütün o öfkenin yanlış bir hikâyeye dayandığını biliyordu.
“Ya beni affetmezse diye düşündüm,” dedi.