Bacağını Kıran Eski Kayınvalideme Dört Hafta Baktım,

Bana kutuyu görmek istediğini söyledi. Belki gelip alabileceğini düşündüm. Seni bu tartışmanın ortasına çekmek istemedim. Kutuyu Güzide'ye verdim. Ama bunun da doğru olmadığını biliyordum. Bugün ayrılmadan önce ona her şeyi sana göstermesini söyledim.”

Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.

Sonunda defteri açtım.

“Bu mektupta arsanın bana bırakılmak istendiği yazıyor. Ama gerçekten ne olmuş, onu bile bilmiyorum.”

Fikriye gözlerini kaldırdı.

“Ben de bilmiyorum. O yüzden sakladığın evrakları bir uzmana göstermen daha doğru olur.”

O akşam bütün kutuyu düzenledim. Eski fotoğrafların arkasında tarihler vardı. Zarfların içinde vergi makbuzları, tapu fotokopileri ve annemin el yazısıyla hazırlanmış notlar bulunuyordu.

Bir belgede özellikle dikkatimi çeken şey, arsanın ada ve parsel bilgileriydi.

Ertesi gün tapu kayıtlarının nasıl incelenebileceğini öğrenmek için ilgili kuruma başvurdum. Kimliğim ve mülkle olan bağlantım üzerinden hangi bilgilere erişebileceğimi sordum. Ardından belgeleri değerlendirmesi için bir avukattan randevu aldım.

İlk görüşmede önemli bir ayrıntı ortaya çıktı.

Annemin mektubu, tek başına bana mülkiyet hakkı veren bir belge değildi. Ayrıca yıllar önce yapılmış işlemleri yalnızca eski fotokopilere bakarak değerlendirmek mümkün değildi.

Fakat arsanın kayıtları incelenebiliyor, mirasla ilgili durum açıklığa kavuşturulabiliyordu.

Birkaç hafta içinde, annemin ölümünden sonra arsanın miras kapsamında kaldığını ve benim de mirasçı sıfatıyla hak sahibi olduğumu doğruladık.

Tuğrul'un bu mülkte herhangi bir hakkı olduğuna ilişkin bir kayıtla karşılaşmadık.

Ortada annemin malını gizlice ele geçirmiş bir adam olduğuna dair kanıt yoktu. Ama annemin mektubu, onun yıllar önce ne kadar rahatsız edildiğini anlamam için yeterliydi.

Bir akşam Tuğrul aradı.

Telefonun ekranında adını görünce kalbim hızlandı.

Beş yıldır onunla yalnızca zorunlu durumlarda konuşmuştum.

Açtım.

“Süreyya, annem seninle bazı belgeler hakkında konuşmuş.”

“Neden ilgileniyorsun?”

“Eski meseleler yüzünden yanlış anlaşılmak istemiyorum.”

“Annemden arsa için para istediğin doğru mu?”

Sessiz kaldı.

“Bir iş kurmaya çalışıyordum. Yardım isteyebilirdim.”

“Benden habersiz neden anneme gittin?”

“Sen karşı çıkardın.”

Bu cevap her şeyi anlatıyordu.
Reklamlar