Baloda Tek Başıma Otururken Hayatımı Değiştirdi

Yine de “evet” demedi. Onu değiştiren annesi oldu. Gönderdiğim ve onun ihtiyacı yokmuş gibi davrandığı erzaklardan sonra annesi beni eve davet etti. Küçük bir apartman dairesi… Temiz ama eski. Kadın hasta görünüyordu, gözleri keskindi ve benden hiç etkilenmişe benzemiyordu.

Aras odadan çıktığında, “Çok gururludur,” dedi. “Gururlu erkekler buna ‘bağımsızlık’ diyerek ölüp giderler.” “Fark ettim,” dedim. Elimi sıktı. “Eğer onun için acıma değil de gerçek bir işin varsa, o hırladı diye hemen geri adım atma.”

Öyle de yaptım. Bir toplantıya geldi, sonra bir diğerine. Kıdemli mimarlarımdan biri “Neyi gözden kaçırıyoruz?” diye sordu. Aras plana baktı ve şöyle dedi: “Her şeyi teknik olarak erişilebilir yapıyorsunuz ama bu ‘hoş geldin’ demekle aynı şey değil. Kimse sırf rampa oraya sığıyor diye spor salonuna çöp konteynerlerinin yanındaki yan kapıdan girmek istemez.”

Sessizlik… Sonra proje liderim, “Haklı,” dedi. O günden sonra kimse onun neden orada olduğunu sorgulamadı.

Tıbbi yardım süreci daha uzun sürdü. Zorlamadım. Ona bir uzmanın adını verdim. Altı gün boyunca görmezden geldi. Sonra iş yerinde dizi boşaldı ve sonunda onu hastaneye götürmeme izin verdi. Doktor, hasarın tamamen silinemeyeceğini ama bir kısmının tedavi edilebileceğini söyledi. Acı azaldı, hareket kabiliyeti arttı.
Reklamlar