Dedem, 57 yıl boyunca her cumartesi

“Çok güzel bir şeyi saklıyorlardı. Bunca zaman bunu yapıyormuş.” “Bana ihanet ettiğini sanmıştım.” Bu bahçe bir sır değildi. Toprak ve güneşle yazılmış son bir bölümdü. Yadigar yanımıza gelip anneanneme bir zarf daha uzattı. “Bunu ölmeden sadece birkaç gün önce yazdı. Size burada vermemi istedi.” Anneannemin elleri titreyerek mektubu açtı. Omzunun üzerinden okudum: “Canım Müzeyyen’im, Eğer bunu okuyorsan, ben gitmişim demektir. Ama seni sadece bir sessizlikle bırakmak istemedim. Bu bahçe senin içindi, tıpkı o çiçeklerin hep olduğu gibi. Bu, hayatım boyunca taşıdığım bir hayaldi. Üç yıl önce planlamaya başladım. Sana kalıcı bir şey vermek istedim. Yadigar yanımıza gelip anneanneme bir zarf daha uzattı. Bu bahçedeki her çiçek bir cumartesi sabahıdır. Her taç yaprak, tuttuğum bir sözdür. Umarım beni özlediğinde buraya gelirsin ve seni son nefesime kadar sevdiğimi bilirsin. Ve sonrasında da… Güller yıldönümümüz için. Laleler en sevdiğin mevsim olan bahar için. Kır çiçekleri o yol kenarı buketleri için. Seni bekliyor olacağım aşkım. Her gün doğumunda. Açan her çiçekte. Daima senin, Turgut.” Anneannem mektubu göğsüne bastırıp ağladı. “Güller yıldönümümüz için.” “Senden şüphe ettiğim için çok özür dilerim,” diye fısıldadı gökyüzüne. Ben de onunla birlikte ağladım. Yadigar da kendi gözlerini sildi. “Sürekli sizden bahsederdi,” dedi. “Buraya her geldiğinde. Sizin, hayatında verdiği en doğru karar olduğunuzu söylerdi.” Anneannem gözyaşları içinden gülümsedi. “O da benimkiydi. Teşekkür ederim. Bunu bitirmesine yardım ettiğiniz için teşekkür ederim.” Yadigar başıyla onayladı. “Bu bir onurdu.” O ilk günden beri eve üç kez gittik. Ve bu cumartesiden başlayarak her hafta gitmeyi planlıyoruz. Yanımızda çay, katlanır sandalyeler ve bazen bir kitap götürüyoruz. Anneannem gülleri suluyor. Ben lalelerin arasında oturup bir günlüğe dedeme mektuplar yazıyorum. “Sizin, hayatında verdiği en doğru karar olduğunuzu söylerdi.” Bahçe canlı ve capcanlı duruyor. Dün anneannem bir buket kır çiçeği toplayıp eve getirdi. Onları mutfak masasındaki vazoya koydu. “O hâlâ burada,” dedi gözyaşları içinde gülümseyerek. “Her taç yaprakta.” Ve haklıydı. Aşk bitmedi. Sadece açmak için yeni bir yol buldu. Bazı çiçekler solar. Bazıları dayanır. Ve dedemin aşkı gibi bazıları ise çiçek açmayı asla bırakmaz. Aşk bitmedi.
Reklamlar