Bir süre sessiz kaldık.
Sonra cebinden küçük bir resim çıkardı.
Resimde üç kadın vardı.
Altına çocuk yazısıyla şunları yazmıştı:
“Benim bir annem var. Bir babam var. Bir de beni seven Seda teyzem var.”
Gözlerim yeniden doldu.
O gün şunu öğrendim:
Bir çocuğun kalbinde sevgi paylaşılınca azalmaz.
Ama büyüklerin görevi, o sevginin birbirine rakip olmasına izin vermemektir.
Ben Elif’in annesiydim ve bunu hiçbir zaman kimse değiştiremezdi.
Seda ise sonunda bunu anlamış, ben de onun düşmanım olmadığını görmüştüm.
O günden sonra Elif artık iki ev arasında sıkışmış bir çocuk değil, onu seven bütün yetişkinlerin aynı tarafta olduğu güvenli bir dünyanın içinde büyümeye başladı.