İkizlerimle Yağmurda Yürürken Son Paramı

“Bana yaşamayı yeniden öğreten üç insan.”

Fotoğrafın altından iki küçük kırmızı bebek patiği çıktı. Bunları hemen tanıdım. Yirmi yedi yıl önce, kızlarımı soğuktan korumak için geceler boyunca ördüğüm patiklerdi. Birini o yağmurlu gece kaybettiğimi sanıyordum. Oysa ikisi de buradaydı.

“Bunlar nasıl onun eline geçti?” diye fısıldadım.

Avukat, “Önce mektubu okuyun,” dedi.

Zarfın üzerinde adım yazıyordu: Belgin.

“Sevgili kızım,” diye başlıyordu mektup. “Bana verdiğin parayı hiçbir zaman unutmadım. Ama sana söylemem gereken bir şey var. O gece senden para istemiyordum. Aslında hayattan vazgeçmek üzereydim.”

Boğazım düğümlendi.

Rıza Bey, yıllar önce başarılı bir inşaat mühendisiymiş. Eşiyle birlikte küçük bir şirket kurmuşlar. Bir oğulları varmış. Ancak oğlunu bir trafik kazasında kaybettikten kısa süre sonra eşi de hastalanıp vefat etmiş. İşini ortaklarına bırakmış, evinden çıkmış, aylarca sokaklarda yaşamış.
Reklamlar