Ben Hasan.
Otuz yıl direksiyon sallamış bir otobüs şoförüyüm.
Bir sabah herkes acele ederken, ben bir çocuğu bir dakika bekledim.
Sonra o çocuk gelmedi.
Ve o gün öğrendim ki bazen gelmeyen yolcu, sadece geç kalmış olmaz.
Bazen yardım bekler.
Bazen korkar.
Bazen arkasında bir not bırakır.
Ben o notu buldum.
“Beni kamyona bindirmeden bulun.”
O cümle hâlâ kulaklarımda.
Bugün biri bana “bir dakika ne değiştirir?” diye sorsa, Emre’yi gösteririm.
Bir dakika bir dersi kurtarabilir.
Bir günü kurtarabilir.
Bazen de bir hayatı.
O yüzden hâlâ şunu söylerim:
Çocuklar koşarak geliyorsa bekleyin.
Gelmedilerse daha çok bekleyin.
Çünkü bazı yokluklar, en yüksek çığlıktan bile daha çok şey anlatır.