Kimse “geç kaldık” demedi

O küçücük bir dakika…

Bir çocuğa, dünyada birinin kendisini fark ettiğini hissettirmişti.

Emre geçici korumaya alındı.

Annesi bulunduğunda perişan hâldeydi.

Veysel’in baskısından kaçmış, akrabasına sığınmıştı. Oğlunun götürüleceğini bilmediğini söyledi. Ama polis onun da uzun süredir şiddet ve tehditle susturulduğunu anladı.

Sosyal hizmetler devreye girdi.

Emre birkaç gün devlet korumasında kaldı.

Hasan her gün karakola, sonra çocuk merkezine gitti.

Elinde bazen simit, bazen meyve suyu, bazen de sadece sessizliği vardı.

Emre ilk gün konuşmadı.

İkinci gün de çok az konuştu.

Üçüncü gün Hasan’a baktı.

“Otobüs ne oldu?”

Hasan gülümsedi.

“Bensiz de gider.”

“Yolcular kızdı mı?”

“Bazıları başta kızdı. Sonra hepsi senin için indi.”

Emre gözlerini kaçırdı.

“Ben sorun çıkardım.”

Hasan’ın sesi sertleşti ama sevgiyle.

“Sen sorun çıkarmadın. Sen yardım istedin.”

“Ben yazınca da çok korktum.”

“İyi ki yazdın.”

Emre ilk kez ağladı.

Sessizce.

Çocuk gibi değil, uzun süre çocuk olmasına izin verilmemiş biri gibi.

Hasan ona sarılmadı hemen.

İzin bekledi.
Reklamlar