KOCAM DOĞUMDAN HEMEN SONRA

Dünya o an ekseninden kaydı. Başım dönüyordu, midemdeki o korkunç kasılmayla birlikte yere yığıldım. "Burak..." diye fısıldayabildim sadece, sesim bir ölü fısıltısı kadar cılızdı. "İkinci sayfaya bak."

Öfkeden deliye dönmüş kocaman adımlarla yanıma geldi, kağıdı elimden hışımla çekip aldı. İkinci sayfaya baktığında yüzündeki o öfke maskesinin saniyeler içinde paramparça oluşunu izledim. Göz bebekleri büyüdü, dudakları aralandı. Kağıt parmaklarının arasından kayıp giderken, "Bu... bu nasıl olabilir?" diye fısıldadı. Sesindeki bütün o kibir ve suçlayıcılık silinmiş, yerine saf bir dehşet yerleşmişti.

İkimiz de aynı anda koridorun sonundaki odaya, beşiğinde mışıl mışıl uyuyan küçük Defne'ye doğru baktık. Beş haftadır gecemi gündüzüme kattığım, sütümle beslediğim, kokusunu içime çektiğim o melek... Benim değildi. Burak'ın da değildi.

"Hastane..." dedim ayağa kalkmaya çalışarak. "Doğumdan hemen sonra... Onu benden aldılar."
Reklamlar