Komşum Her Cuma Bana Aynı Cümleyi Söylüyordu

Bana yük olduğunu düşündüğü için üzülmesini hiç istemezdim. Onu sevgiyle anıyordum. Fakat onun da benim hayallerimi önemsediğini öğrenmek içimdeki eski bir acıyı hafifletmişti.

O gün kızımla buluştuğumuzda hava serinlemişti.

Yan yana yürürken koluma girdi.

“Anne, mutlu musun?” diye sordu.

Bir an durdum.

Eskiden bu soruya hemen cevap verirdim.

“Tabii ki mutluyum. Siz iyi olun yeter.”

Oysa şimdi mutluluğun yalnızca sevdiklerimin iyi olmasıyla sınırlı olmadığını biliyordum.

“Her gün değil,” dedim. “Bazen yorgun, bazen kırgın, bazen de endişeliyim. Ama uzun zamandır ilk kez kendi hayatımı yaşadığımı hissediyorum.”

Kızım başını omzuma yasladı.

“Bence bu çok güzel.”

Yürümeye devam ettik.

O akşam eve döndüğümde kocam sofrayı hazırlamıştı. Kayınvalidemin ilaçlarını eczaneden aldığını, kardeşiyle hafta sonunun planını konuştuğunu söyledi.

Eskiden bütün bunları bana uzun uzun anlatmasını beklerdim. Çünkü ailenin bütün işlerini ben takip ederdim.

Bu kez yalnızca teşekkür ettim ve sofraya oturdum.

Yemekten sonra kocam çayları doldururken bana baktı.

“Yarın dükkânda işin çok mu?”

“Biraz.”

“İstersen sabah kahvaltıyı ben hazırlarım. Sen rahat çıkarsın.”

Gülümsedim.

“Olur.”

Küçük bir konuşmaydı. Ama yıllar önce benim için sıradan bile olmayan bir paylaşımın artık mümkün olduğunu gösteriyordu.

Gece yatmadan önce komşuma kısa bir mesaj gönderdim.

“Bana bıraktığın anahtarı hâlâ saklıyorum. Ama artık en önemli kapının nerede olduğunu biliyorum.”

Cevabı birkaç dakika sonra geldi.

“İnsanın kendi hayatına açılan kapısı, kızım. Onu bir daha kimseye kapattırma.”

Telefonu komodinin üzerine koydum.

Pencerenin dışından mahallemizin alışıldık sesleri geliyordu. Uzakta bir arabanın kapısı kapandı. Alt kattaki dairelerden birinde televizyon açıktı. Sokaktan eve dönen insanların konuşmaları duyuluyordu.

Her şey eskisi kadar sıradandı.

Ne hayatım bir gecede değişmişti ne de geçmişte kaybettiğim yıllar geri gelmişti.

Fakat artık başkalarının ihtiyaçlarının benim bütün hayatımı belirlemesine izin vermek zorunda olmadığımı öğrenmiştim.

Komşumun yıllardır tekrarladığı sözün anlamını da sonunda kavramıştım.

Kendim için bir şey yapmak, yalnızca yeni bir elbise almak, dışarı çıkmak ya da dinlenmek değildi.

Bazen hakkım olan bir soruyu sormaktı.

Bazen hayır demekti.

Bazen yıllardır ertelenmiş bir hayalin peşinden yeniden gitmekti.

Ve bazen de sevdiğim insanlara, onları severken kendimden vazgeçmek istemediğimi anlatmaktı.

O gece ışığı kapatırken elli bir yaşında olduğumu düşündüm. Eskiden bu yaşı yeni başlangıçlar için geç sayardım.

Şimdi ise önümde nasıl yaşayacağıma karar verebileceğim günler olduğunu biliyordum.

Komşum bana yıllarca aynı cümleyi söylemişti. Ben her defasında gülümseyip geçmiştim.

Ama bıraktığı anahtar sayesinde öğrendiğim gerçek yalnızca kocamın yıllar önce sakladığı bilgiler değildi.

Asıl gerçek, başkalarına adadığım hayatın kalan bölümünde kendime de yer açmaya hakkım olduğuydu.

Ve ertesi cuma, hayatımda ilk kez, birinin bana hatırlatmasını beklemeden kendim için bir şey yapmaya karar verdim.
Reklamlar