Salondaki herkes sessizliğe gömüldü.

“Beni tekerlekli sandalyede gördüğünde de anlaman gerekiyordu.”

Volkan cevap veremedi.

İşte o cümle, o gün söylenen her şeyden daha ağırdı.

Bora sakin bir şekilde devam etti.

“Ben yürüdüğüm için değerli olmadım baba. Sekiz yaşındayken de değerliydim.”

Volkan’ın yüzünden yaşlar akmaya başladı.

“Biliyorum.”

“Hayır,” dedi Bora. “Şimdi biliyorsun.”

Aralarında uzun bir sessizlik oldu.

Sonra Volkan gözlerini bana çevirdi.

“Özür dilerim.”

Yıllarca bu cümleyi duymayı hayal ettiğimi sanıyordum.

Ama duyduğumda hiçbir şey hissetmedim.

Ne öfke.

Ne zafer.

Ne de rahatlama.

Sadece yorgunluk.

“Benden değil,” dedim.

Bora’ya baktım.

“Özür dilemen gereken kişi o.”

Volkan oğluna döndü.

“Bora…”

Bora derin bir nefes aldı.

“Bir gün seni affedebilirim.”

Volkan umutla ona baktı.

“Ama bugün değil.”

Bora’nın sesi yumuşaktı.

“Ve seni affetmem, yaptıklarını unutacağım anlamına gelmeyecek.”

Volkan başını salladı.

“Anlıyorum.”

Bora gülümsedi.

“Umarım gerçekten anlarsın.”

Sonra arkasını döndü.

Birlikte otoparka doğru yürümeye başladık.

Birkaç metre ilerledikten sonra Bora durdu.

Bana baktı.

“Anne?”

“Efendim?”

“Bugün konuşmamda söylediğim bir şey eksikti.”

“Ne?”

Gülümsedi.

“Bana yürümeyi doktorlar öğretti.”

Bastonuyla yere hafifçe vurdu.

“Ama düştüğümde yeniden ayağa kalkmayı sen öğrettin.”

O an gözyaşlarımı tutamadım.

Oğluma sarıldım.

On yıl önce bir adam kapıyı çekip giderken hayatımızın bittiğini sanmıştım.

Meğer o gün hayatımız bitmemişti.

Sadece başka bir hayat başlamıştı.

Daha zor.

Daha yorucu.

Ama çok daha gerçek bir hayat.

Bora birkaç hafta sonra üniversiteye gitti.

Volkan ara sıra ona mesaj gönderdi.

Bora bazen cevap verdi, bazen vermedi.

Ben hiçbir zaman karışmadım.

Çünkü affetmek de, yeniden ilişki kurmak da Bora’nın kararıydı.

Aylar sonra odasını toplarken sekiz yaşında yazdığı o eski ödevin fotokopisini buldum.

Son cümlesi şuydu:

“Büyüyünce beni terk eden insanı değil, benim yanımda kalan insanı hatırlamak istiyorum.”

Kâğıdı elimde tutarken uzun süre ağladım.
Reklamlar