Biz o evi alırken Serkan’ın geleceğini, alın terimizi, yılların birikimini koymuştuk ortaya; onlar ise o emeği bir “güvence” pazarlığına dönüştürmüştü.
Levent boğazını temizledi ve o sakin ama sarsılmaz sesiyle konuştu:
“Gönül Hanım, haklısınız. Ekonomi devri. Biz de bu akşam tam bunu konuşacaktık. Aslında biz Serkan’a söylemedik ama İstanbul’daki işlerimiz beklediğimiz gibi gitmiyor. Emeklilik planlarımızı öne çekmeye karar verdik. Bu yüzden bu evi satma kararı aldık ama İncek’ten ev almak için değil.”
Masaya bir sessizlik çöktü. Melis’in yüzündeki o yapmacık gülümseme yavaş yavaş dondu. Gönül Hanım kaşlarını çattı. Levent devam etti: