Üç Yaşındaki Kızı Evlat Edindim

Başımı kaldırdım.

'Peki neden beş aile vazgeçmiş?'

Tuncay Bey önümdeki belgeleri tarih sırasına koydu.

'İlk iki aile, çocuğun geçmişi hakkında yeterince bilgi alamadıklarını belirtmiş. Üçüncü aile, biyolojik annenin yeniden ortaya çıkabileceğinden endişelenmiş. Dördüncü ve beşinci aile ise dosyada bulunan bir mektuptan sonra kararlarını değiştirmiş.'

'Mektup mu?'

Tuncay Bey sararmış bir fotokopi uzattı.

Mektubun üzerinde Feride'nin imzası vardı.

'Kızımın bir ailesi olsun istiyorum. Ama onun geçmişinin tamamen silinmesini istemiyorum. Özellikle Derya'yı tanıyan birileri varsa, Gonca büyüdüğünde o ismi de bilsin.'

Gözlerim doldu.

Derya'nın adı neden bu mektuptaydı?

Tuncay Bey, önceki ailelerin görüşme notlarını da gösterdi. Mektup bazı ailelerde, ileride çocuğun biyolojik ailesiyle sorun yaşanabileceği korkusu yaratmıştı. Başka bir aile, geçmişteki bağların tamamen kapatılmasını istediğini belirtmişti.

Feride'nin isteğiyle karşılaştıklarında geri çekilmişlerdi.

Ama belgelerde beni daha fazla rahatsız eden başka bir şey vardı.

Feride'nin mektubunun ilk sayfası dosyada bulunmasına rağmen ikinci sayfası yoktu.

'Bu eksik sayfa nerede?'

'Bilmiyoruz. Şimdilik elimizde bir kopya var. Aslını ve eksik kısmını araştıracağız.'

O an tek isteğim Gonca'nın yanına dönmekti.

Evden çıkarken komşum Necla'ya bırakmıştım onu. Sabah pembe tavşanına sarılıp bana el sallamıştı.

O küçücük çocuk, geçmişinde ne kadar büyük bir soru işareti bulunduğundan habersizdi.

Tuncay Bey'e döndüm.

'Bunların hiçbiri Gonca'ya duyduğum sevgiyi değiştirmez. Ben yalnızca gerçeği öğrenmek istiyorum.'

'Biliyorum. Öncelikle belgelerin doğruluğunu araştıracağım. Sizden de bir ricam var. Doğrulanmamış bilgileri Gonca'nın hayatına taşımayalım.'

Başımı salladım.

Eve döndüğümde Gonca salonda oturmuş tavşanının kulaklarını tarıyordu.

Beni görünce ayağa fırladı.

'Anneanne Sabahat! Bak, Pofuduk'un saçı güzel oldu!'

Kollarımı açtım. Boynuma sarıldığında gözyaşlarımı güçlükle tuttum.

O bana bazen anne, bazen anneanne diyordu. Henüz küçücüktü. Önemli olan bana hangi isimle seslendiği değil, yanında kendisini güvende hissetmesiydi.

O gece uyuduktan sonra eski fotoğraf albümlerini çıkardım.

Derya'nın üniversite yıllarına ait fotoğrafları tek tek inceledim. Birinde Feride'yle yan yana gülüyorlardı. İkisinin de ellerinde renkli kâğıtlardan yapılmış küçük çiçekler vardı.

Fotoğrafın arkasına Derya'nın el yazısıyla bir not düşülmüştü.

'Feride'yle çocuk şenliğinden. Bir gün kendi çocuklarımızı da buraya getiririz.'

Fotoğrafı göğsüme bastırdım.
Reklamlar