Yapayalnız kalan baba, tam 12 yılını sadece kızlarına adadı

Arkamdan gelen o harika sesi, yani kızlarımın ayak seslerini duydum. Beş ay öncesine kadar evde sadece tekerlekli sandalyenin metalik gıcırtısını duymaya alışkın olan kulaklarım, şimdi bu adımların ritmiyle bayram ediyordu. Hale ve İrem, yavaş ama kararlı adımlarla yanıma geldiler. İrem sağ koluma, Hale sol koluma girdi. İkisinin de gözleri kızarmıştı.

“Baba,” dedi Hale, burnunu çekerek. “Sen o saati sattığın günün akşamı, kapının aralığından senin ağlamanı izledik. Bizim için en değerli hatıranı feda etmiştin. O zamanlar sadece altı yaşındaydık ama o anı, senin o gözyaşlarını hayatımız boyunca hiç unutmadık.”

İrem sözü devraldı, elleriyle kolumu sıkıca kavrayarak: “Sekiz yaşımıza geldiğimizde, senin eski not defterinden Şeref Amca’nın numarasını bulduk. Onu gizlice aradık. Ağlayarak, o saati kimseye satmamasını, bir gün büyüyüp kendi paramızı kazandığımızda onu kesinlikle geri alacağımızı söyledik. Bu, bizim senden sakladığımız en büyük, tek sırrımızdı baba.”
Reklamlar