Ama hemen yanında duran küçük not...

Ama yanılmışım.

Memurlardan biri kapı ziline ait kamera kayıtlarımızı görmek istedi. Gece boyunca evin önünden birkaç kişinin geçtiği görünüyordu. Saat üçten sonra biri gelip beslenme çantalarının ilkini bırakmış, ardından farklı insanlar gelip diğerlerini yerleştirmişti.

Hepsi aynı şeyi yapıyordu.

Sessizce geliyor, bir çanta bırakıyor ve gidiyordu.

Metal çantayı bırakan kişinin görüntüsünü görünce ise şaşkınlıktan elim ağzıma gitti.

Yaşlı bir adamdı.

Ve onu tanıyordum.

Sokağın sonunda oturan emekli öğretmen, Cevdet Bey.

Yıllardır mahallemizde yaşıyordu. Sessiz, içine kapanık bir adamdı. Çocuklarla pek konuşmazdı. Her sabah aynı saatte yürüyüşe çıkar, sonra evine dönerdi.

Polisler onu çağırdı.

Yaklaşık yarım saat sonra bastonuna dayanarak bahçemize geldi. Yüzünde korkudan çok yorgunluk vardı.

Metal kutuyu görünce gözlerini kapattı.

“Bunu ben bıraktım,” dedi.
Reklamlar