Bebeği bulduğum o sabah her şeyi değiştirdim

Etrafımdaki binalar karanlık camlarının ardında hâlâ uykudaydı. "Kimse yok mu?" diye bağırdım, sesim titreyerek. "Burada kimse var mı? Bu bebek kimin?" Ses yoktu. Sadece rüzgârın uğultusu ve bebeğin gittikçe zayıflayan ağlaması duyuluyordu. Diz çöktüm, ellerim o kadar çok titriyordu ki battaniyeyi ancak açabildim. Bebeğin teni buz gibiydi. Yanakları alaca bulaca olmuş, minik vücudu sarsılıyordu. Bir panik dalgası beni vurdu. Isınması gerekiyordu. Hemen. Hiç düşünmeden onu kucağıma aldım. Kollarımda tüy kadar hafifti. Kendi vücut ısımı ona vermek için onu göğsüme bastırdım. "Tamam yavrum," diye fısıldadım onu sallayarak. "Tamam, buradayım. Seni tutuyorum." Son bir kez etrafıma baktım; birinin ortaya çıkması, telaşlı bir annenin gelmesi, bir yanlışlık olması için dua ettim... Ama kimse gelmedi. Ve işte o an karar verildi.
Reklamlar