Eşarbımı minik başının etrafına daha sıkı sardım ve koşmaya başladım. Onu sımsıkı tutarken botlarım donmuş kaldırımda yankılanıyordu. Apartmanıma vardığımda kollarım uyuşmuştu ama bebeğin ağlamaları hafiflemiş, iniltiye dönüşmüştü. Anahtarlarımla cebelleşip kapıyı açtım ve içeri daldım. Rahime mutfakta yulaf ezmesi karıştırıyordu, arkasını dönüp beni görünce donakaldı. "Merve!" diye nefesi kesildi, kaşığı elinden düşürdü. "Neler oluyor böyle?" "Bir bebek buldum," dedim nefes nefese. "Bankın üzerinde. Yapayalnız. Donmak üzereydi. Öylece bırakamazdım..."