Sonra benden de konuyu açmamamı istedi

Mektubun sonuna doğru yazısı titrekleşmişti.

“Bir de şunu bilmeni istiyorum: Beni büyüten adamın kötü bir şey yapmış olması, onunla yaşadığım bütün güzel günleri silmiyor. Ama sevgi, gerçeği saklamaya izin vermemeli.”

Zarfı göğsüme bastırdım. Ağlayamıyordum bile.

“Bunu polise bildirecek misiniz?” diye sordum.

“Evet. Hastanenin yönetimine ve ilgili makamlara bilgi verdim. Kapsüllerle ilgili inceleme yapılması gerekiyor. Ayrıca kayıtların neden size açıklanmadığı araştırılacak.”

Tam o sırada telefonuma Turgay'dan mesaj geldi.

“Neredesin? Eve gitmeliyiz.”

Ekrana uzun uzun baktım. Ardından tek bir cevap yazdım:


“İdil'in mektubunu okudum.”

Telefon hemen çalmaya başladı. Açmadım. Bir dakika sonra koridorun öbür ucunda Turgay belirdi. Beni doktorla yan yana görünce durdu.

“Ne anlattı sana?” dedi.

Sesindeki korku, bugüne kadar tanıdığım adamın sesine benzemiyordu.

“Kapsülleri,” dedim. “Bir de kilitli çekmeceyi.”
Reklamlar