Sonra benden de konuyu açmamamı istedi

Turgay'ın dudakları aralandı. “Ben sadece kızımız iyileşsin istedim.”

“Öyleyse neden sakladın?”

“Çünkü bana inanmayacaktın.”

“Şimdi inanacağımı mı düşünüyorsun?”

Cevap vermedi. Sonra gözlerini doktor Selim'e çevirdi.


“Bana söz vermiştiniz.”

Doktor ayağa kalktı. “Bir annenin bilgi alma hakkından daha önemli bir söz veremezdim. Üstelik sizin verdiğiniz açıklamalar doğru değilse bunu araştırmak zorundayız.”

Turgay bir an üzerime yürür gibi oldu. Geri çekildim. Bunun üzerine durdu, başını ellerinin arasına aldı.

O gün hastaneden onunla çıkmadım. Ablam Filiz'i aradım. Geldiğinde tek kelime sormadan bana sarıldı. İdil'in eşyalarını beraber topladık. Küçük pembe tarağını, yarım kalmış kitabını, sevdiği hırkayı… Her parça, sanki yeniden vedalaşmamızı istiyordu.

Akşam eve girdiğimizde Turgay ortalıkta yoktu. Çalışma odasının kapısı açıktı. Çekmecenin kilidi zorlanmış, içi boşaltılmıştı.
Reklamlar