Bebeğimizi Beklerken Ölümcül Hastalığı

Derya, eşine defalarca doktora görünmesini söyledi. Kerem her seferinde “giderim” dedi. Derya da ona inandı; çünkü birlikte on üç yılı, evlilikte sekiz yılı geride bırakmışlardı. İnfertiliteyi, borçları, kaybettikleri bebeğin yasını birlikte taşımışlardı. Derya, aralarında sır olmayacağına inanıyordu.

Kerem, buna rağmen eşinin bütün kontrollerine katıldı. On ikinci haftadaki ultrasonda ağladı, cinsiyeti öğrendiklerinde ellerini heyecandan titreyerek sıktı. Doğacak kızları için odayı açık yeşile boyadı, beşiği kurdu, rafları eğri de olsa kendi elleriyle monte etti. Son aylarda daha da yorgun görünüyordu ama Derya bunu yaklaşan ebeveynliğin telaşına yordu. Sonunda kızları Defne doğdu. Kerem, kızını kucağına aldığında bütün dünyasını tutuyormuş gibi bakıyordu. Hastanede saatlerce onu bırakmadı. Sonraki dört ay boyunca bez değiştirdi, geceleri salonda gezdirdi, uydurma şarkılar söyledi ve Defne’nin kendisine benzediğini iddia etti.


Ama bir sabah işe gitti ve geri dönemedi. Ofisinde fenalaşmıştı. Hastaneden gelen telefonla yıkılan Derya, Defne’yi komşuya bırakıp apar topar hastaneye koştu. Kerem yaşam destek cihazlarına bağlıydı. O sırada bir doktor Derya’yı odanın dışında durdurdu, durumun çok kritik olduğunu söyledi ve ardından tereddüt ederek şu soruyu sordu: “Eşiniz kanser teşhisini sizinle hiç konuşmadı mı?”Hastane Bul

Reklamlar