Bebeğimizi Beklerken Ölümcül Hastalığı

Derya satırları gözyaşları içinde okumaya devam etti. Kerem, tedaviyi tamamen reddetmemişti. Kısıtlı da olsa kemoterapi almış, ağrı yönetimi için destek görmüş, hatta iş yerinde çökmeden iki hafta önce doktoruyla palyatif bakım planı bile yapmıştı. Ama bütün randevularını iş toplantısı gibi göstermişti. Mektupta, sırf Derya ile Defne’yi maddi olarak güvenceye alabilmek için hayat sigortasını, bireysel emeklilik hesabını ve birikimlerini yeniden düzenlediğini de yazıyordu. Küçük evlerinin kalan borcunun kapanacağını, Defne için ayrı bir eğitim fonu oluşturduğunu, Derya’nın iki yıl çalışmak zorunda kalmadan idare edebilmesi için hesabına yüklü bir ödeme aktarılacağını tek tek not etmişti.Hastalık Rehberi

Son sayfada şu satırlar vardı: “Sana güvenmediğim için değil, seni sevdiğim için sustum. Belki bu da sevgimin en bencil haliydi. Bana kızmanı hak ediyorum. Ama lütfen şunu bil: Defne’yi ilk gördüğüm gün, biraz daha yaşamış oldum. Seni anne olarak görmek, hayatımın en büyük hediyesiydi.”

Derya daha sonra USB belleği açtı. İçinde dosyalar vardı. “Defne 1 yaş”, “Defne ilk okul günü”, “Defne 18 yaş”, “Derya’ya”. Kerem kısa videolar çekmişti. Her videoda biraz daha zayıf ama hep gülümseyerek konuşuyordu. Kızının doğum günleri için mesajlar bırakmış, ilk kalp kırıklığında ne hissettiğini anlatmış, üniversiteye gittiğinde korkarsa bunun normal olduğunu söylemişti. Derya’ya çektiği videodaysa, “Bir gün yeniden gülebilirsen kendini suçlu hissetme,” diyordu. “Hayat durmasın. Ben sizde yaşamaya devam edeceğim.”

Ertesi gün Derya, Necla Hanım’la uzun bir konuşma yaptı. Önce öfkeliydi. “Siz de biliyordunuz,” dedi. Necla Hanım ağlayarak başını eğdi. Baştan beri değil, teşhisten üç ay sonra öğrendiğini; oğlunun ona da “Derya öğrenirse hamileliği boyunca korkudan mahvolur” dediğini anlattı. “Ben de yanlış yaptım,” dedi. “Ama onu kaybetme korkusuyla neyin doğru olduğunu anlayamadım.”
Reklamlar