Bebeğimizi Beklerken Ölümcül Hastalığı

Cenaze, taziye, susmayan telefonlar, ağlayan akrabalar… Derya dört aylık bebeği kucağında, bütün bunları sisin içinden geçer gibi yaşadı. Herkes ona güçlü olmasını söylüyordu. Oysa o, bir yandan kocasını toprağa vermiş, öte yandan onun aylarca böylesine büyük bir gerçeği nasıl sakladığını anlamaya çalışıyordu. Geceleri Defne uyuduğunda salondaki kanepede oturup tavana bakıyor, Kerem’in hastalıkla tek başına hangi anlarda savaştığını düşünüyordu. Midesi bulanırken banyoda ne kadar kaldı? Hangi randevuya yalnız gitti? Hangi geceler acıdan uyuyamadı?

Cenazeden beş gün sonra kayınvalidesi Necla Hanım geldi. Elinde eski, krem rengi bir zarf vardı. Gözleri şişmişti. “Bunu sana daha önce vermemem için bana yemin ettirdi,” dedi titrek bir sesle. “Cenazeden önce verirsem, bana bir daha anne demeyeceğini söylemişti.”

Derya zarfı alırken elleri buz gibiydi. Mutfak masasına oturdu. Defne salonda ana kucağında mırıldanıyordu. Zarfın içinde birkaç sayfalık bir mektup ve bir USB bellek vardı.
Reklamlar