Dört aydır gün sayıyordum

Daha kapıya dokunmadan bir şeylerin ters gittiğini hissettim. Pencerelerde ışık yoktu. Televizyon ya da müzik sesi, ya da içinde iki bebeğin olduğu bir evin o kendine has evcil gürültüsü duyulmuyordu. Hiçbir şeyin o anı bozamayacağını düşündüğümü hatırlıyorum. Bir elimde çiçekler, koltuğumun altında hırkalarla kapıda durdum. Sonra yavaşça kapıyı ittim. “Meral? Anne? Ben geldim…” Duvarlar çıplaktı. Mobilyalar gitmişti. Yuvamızı kurduğumuz her şey temizlenmişti; bir fotoğraftan ezberlediğim o odalar şimdi sadece boş birer boşluktan ibaretti. Sonra yukarıdan bir ağlama sesi duydum. Protez bacağımdan her adımda yayılan acıya rağmen, yapabildiğim kadar hızlı merdivenlerden yukarı çıktım. Bebek odasının kapısı açıktı.
Reklamlar