Kimse “geç kaldık” demedi

Sabah trafiğinin arasından değil, ara sokaklardan, çamurlu yollardan, yarım bırakılmış inşaatların kenarından ilerledi.

Yolcular sarsıla sarsıla tutunuyordu.

Kimse “geç kaldık” demedi.

Neriman Abla elindeki telefonu kulağından indirmiyordu.

“Ekipler yolda,” dedi. “Ama depoya en yakın biziz.”

Hasan’ın aklında sadece Emre’nin yüzü vardı.

Patlamış dudağı.

Kolunu çekiştirmesi.

“Bir gün otobüse yetişemezsem, uyuyakaldım sanma.”

O çocuk yardım istemişti.

Ama doğrudan değil.

Çünkü bazı çocuklar dayaktan çok, kimse inanmamasından korkar.

Otobüs sanayi yoluna döndüğünde yağmur incelmişti.

Eski un deposu ileride görünüyordu.
Reklamlar