Levent onu görür görmez

Levent o cümle karşısında irkildi. Çünkü annemin hep her şeyi bağışlayacağını sanmıştı.

Sonunda anneme bakarak, “Özür dilerim,” dedi. “Bu evde yaptıklarınızı görmezden geldim.”

O akşam Güneş’i uyuttuktan sonra Levent’le mutfak masasına oturduk. Banka hesaplarını, ofis giderlerini ve borçlarını tek tek açtı. Sandığımdan kötüydü. Yine de felaketin sebebi annem değildi; Levent, işleri kötüye giderken bunu herkesten saklamıştı.

Ertesi gün muhasebecisiyle bir ödeme planı yaptı. Gereksiz harcamaları durdurdu, kullanmadığı ikinci arabasını satılığa çıkardı. Anneme olan eski borcu için de bir avukatın yardımıyla yeni, yazılı bir taksit planı hazırladı. Annem istemese bile bunu yapması gerektiğini söyledim.

Levent başlangıçta “Aile arasında böyle şeyler olur mu?” diye itiraz etti. Ona masadaki kira faturasını hatırlattım. Bu kez tartışmadı. Annem de geri ödemelerin kendi hesabına yatırılmasını kabul etti. “Bu parayı Güneş için kenara koyarım,” dedi. “Ama karar benim olsun.” Başımı salladım. Paranın nasıl kullanılacağına artık yalnızca annem karar verecekti. Onu korumak adına bile olsa bir kez daha onun yerine konuşmak istemiyordum.

Benim şartım yalnızca para değildi. Güneş’in bakımında sorumluluk alacak, evdeki emeği görünmez saymayacak ve benden bir daha büyük bir maddi sorunu saklamayacaktı.

Birkaç gün sonra annemi kendi evine bıraktım. Kapıda bana sarılıp, “Bana böyle sahip çıkacağını düşünmemiştim,” dedi.

“Bunu çok daha önce yapmalıydım,” diye karşılık verdim.

Aradan üç ay geçti. Levent sabahları Güneş’in altını değiştiriyor, geceleri bazen o kalkıyor, annemin yanına giderken eli boş gitmemeye özen gösteriyordu. Her şey düzelmiş değildi. Güven, tek bir özürle geri gelmiyordu. Ama artık söylediği sözleri davranışlarıyla desteklemek zorundaydı.

Bir gece Güneş’in ateşi yükseldi. Eskiden olsa termometreyi elimde tutarak tek başıma telaşlanırdım. Bu kez Levent doktorun önerilerini dinledi, çantayı hazırladı ve benimle birlikte hastaneye gitti. Bekleme salonunda kızını kucağında sallarken yorgunluktan gözlerini kapatıyordu. Eve döndüğümüzde sessizce, “Annen bunu haftalarca yapmış, ben bir gecede tükendim,” dedi. Ona cevap vermedim. Bazı gerçekleri insanın kendi yaşaması gerekiyordu.

Geçen pazar annem bize yemeğe geldi. Güneş kucağında gülerken Levent masaya bir zarf koydu. İçinde anneme yaptığı ilk borç ödemesinin dekontu vardı.

Annem kâğıda baktı, sonra sessizce katladı.
Reklamlar