Oğlum rahmetli babasının gömleklerinden hayır amaçlı

SESSİZLİĞİN İÇİNDE ATILAN İLMEKLER
On beş yaşındaki Sarp, babasının boyunu miras almıştı ama onun atılganlığından eser yoktu. O, yumuşak hatları olan ve uzun sessizliklere bürünen bir çocuktu. Yaşıtları dijital dünyalarda veya okul takımlarında kendilerini kaybederken, Sarp elinde iğne iplikle mutfak masasına sığınırdı. Bu zanaatı ona ben öğretmiştim; o daha küçük bir çocukken ona aktardığım bu becerinin, bir gün onun hayata tutunma dalı olacağını asla hayal etmemiştim.

Dünya —nazik çocuklara karşı çoğu zaman olduğu gibi— bu yüzden onunla dalga geçti. Buna “kocakarı işi” dediler. Sarp hiç tartışmadı. Sadece başını öne eğdi, elleri titremeden, gözleri keskin bir odakla dikmeye devam etti.
Reklamlar