Zihnimden binlerce korkunç senaryo geçti. Sarp yasak bir yere mi girmişti? Bağışla ilgili bir sorun mu vardı? Ancak bahçeye çıktığımızda, rütbeli asker kelepçeye uzanmadı. Bagaja uzandı.
Ağır, endüstriyel bir sandığı kaldırdı ve kapağını açtı. İçerisi bir hazine gibiydi: Profesyonel kalitede dikiş makineleri, yüksek kaliteli polar kumaş topları, her renkten ipek iplikler ve endüstriyel makaslar.
Ardından, özel dikim takım elbiseli yaşlı bir adam öne çıktı. Adı Haşim Bey’di.
ÖDENEN BORÇ
Haşim Bey, sesi eski bir duyguyla titreyerek konuştu: “On yıl önce kocanız beni E-5 Karayolu üzerinde yanan bir araçtan çıkardı. Beni tanımazdı ama kızlarımın yanına eve dönebilmem için kendi hayatını riske attı. Yıllarca ona teşekkür etmenin bir yolunu aradım ama hep çok geç kaldım.”
Gözleri parlayarak Sarp’a baktı. “Dün yardım merkezindeydim. O ayıları gördüm. Yamalardan birindeki polis bölge amblemini tanıdım. Sorup soruşturdum ve beni kurtaran adamın artık aramızda olmadığını, ama ruhunun bu çocukta yaşadığını anladım.”