Yıllar önce bir bit pazarından kızıma bir oyuncak ayı almıştım

“Bak baba,” derdi gülümseyerek, “ayım seni korumuş. Hem de yalnız kalmayasın diye seni bana hatırlatmış.”

Zaman geçti. Sude büyüdü. Ayıyla eskisi kadar oynamamaya başladı ama ben geleneği sürdürdüm. Bazen ayıyı yine yanıma alırdım. Sude gözlerini devirir gibi yapar, sonra dayanamaz gülerdi. O gülüş… Hayatımın en güzel sesi oydu.

Sude on dört yaşına geldiğinde hastalık kapımızı çaldı. Başta basit bir yorgunluk sandık. Sonra testler, hastaneler, beyaz duvarlar, doktorların ciddi yüzleri… Kanser dediler. O kelime kulaklarımda çınladı. Günlerimiz hastane odalarında geçti. Ben güçlü görünmeye çalıştım, o ise hep benden güçlüydü.

Bir gece elimi tuttu.

“Baba, korkma,” dedi. “Ben iyiyim.”
Reklamlar