Bir hafta sonra bit pazarındaki yaşlı bir satıcı, çadırın arkasında kırık bir tabureyi tutkallayıp kelepçeyle sıktığımı gördü. Adı Sami Usta’ydı. “Bunu kim öğretti?” diye sordu. “Anneannem,” dedim. O günden sonra hafta sonları tezgâhının arkasında duran hasarlı sandalyeleri, küçük sehpaları bana vermeye başladı. Tamir ettiğim ilk parçayı kırk liraya sattım.Bir hafta sonra bit pazarındaki yaşlı bir satıcı, çadırın arkasında kırık bir tabureyi tutkallayıp kelepçeyle sıktığımı gördü. Adı Sami Usta’ydı. “Bunu kim öğretti?” diye sordu. “Anneannem,” dedim. O günden sonra hafta sonları tezgâhının arkasında duran hasarlı sandalyeleri, küçük sehpaları bana vermeye başladı. Tamir ettiğim ilk parçayı kırk liraya sattım.