Üçüncü yılımda küçük bir depo kiraladım; dördüncü yılımda Çamlıdere’de bir emlakçının vitrini için iki antika konsolu restore ettim ve adım duyulmaya başladı.
Kazandığım her paranın hesabını tuttum. Önce ikinci el bir panelvan aldım. Sonra bir şirket kaydı açtım. Ardından ilk çalışanımı işe aldım: benden daha iyi kaynak yapan bir kadın olan Aysun’u. Sonraki yıl döşeme işinden anlayan Burak geldi. Altıncı yılımızda atölyede dört kişiydik. Müşteriler sadece tamir istemiyordu; özel ölçü masa, dolap, bank ve kafe oturma grupları da sipariş etmeye başlamıştı. Ben işi büyütürken bir kural koydum: Ne kadar yorulsam da maaş günü kimseyi bekletmeyecektim. Çünkü yıllar önce birinin keyfine göre yerimden edilen o kızın en çok ihtiyaç duyduğu şey, güvendiği bir düzen olmuştu.