Altı çocuğumuz vardı: On yaşındaki Kerem, sekiz yaşındaki Elif, altı yaşındaki ikizler Zeynep ve Defne, dört yaşındaki Arda ve babası vefat ettiğinde henüz iki yaşına yeni girmiş olan küçük Ece.
Teşhisten önce hayatımız güzel bir sıradanlığa sahipti.
Cumartesi sabahları pankek ve çizgi film demekti. Murat pankekleri her zaman erken çevirirdi, Kerem de takılırdı:
“Baba, hiç yeterince beklemiyorsun.”
Murat sırıtıp, “Sabır abartılıyor,” derdi.