Öfke, damarlarımda kaynayan bir lav gibi hızla yükseldi. Masadan hışımla, sandalyeyi devirerek kalktım. “O adamın senin baban olmaya hakkı yok!” diye kükredim, yıllardır içimde tuttuğum tüm sakinliğimi, o mütevazı tamirci kimliğimi yitirerek. “Seni ve anneni bir çöp gibi sokağa atan o pisliğe mi gideceksin? O zenginliği, o lüks yalıları, son model arabaları için mi beni, onca yılımızı, annenin o aziz hatırasını bir kalemde siliyorsun Cemre?