“Hayır.”
“Peki sen biliyor muydun?”
Figen başını salladı.
“Son haftalarda bana anlattı. Ama sizden saklamamı istedi.”
Bir anda içimde başka bir soru belirdi.
“Miray nerede?”
Figen birkaç saniye durdu.“Arabada.”
“Buraya gelmedi mi?”
“Gelmek istedi. Ama korktu.”
“Neden?”
Figen cevap vermeden önce gözlerini sildi.
“Kalbinin atışını sizin duyacağınızdan korktu.”
Bu cümle bütün dünyayı susturdu.
Ne mezarlıktan gelen sesleri duydum ne de yanımızdan geçen insanları.
Sadece kalbimin kendi atışını hissettim.
“Onu görmek istiyorum,” dedim.
Figen şaşkınlıkla yüzüme baktı.