Başımı eğdim.
O geceyi çok iyi hatırlıyordum.
Volkan gittikten sonra Bora’yı yatağına yatırmış, sonra mutfağa gidip ışıkları kapatarak saatlerce ağlamıştım.
Oğlumun bunu duyduğunu hiç bilmiyordum.
Bora kâğıda baktı.
“Öğretmenimiz o hafta bize ‘Büyüyünce nasıl bir insan olmak istiyorsunuz?’ diye bir ödev vermişti. Ben bu kâğıdı o ödev için yazdım.”
Sonra okumaya başladı.
“Büyüdüğümde babam gibi olmak istemiyorum.”
Salonda çıt çıkmıyordu.
Volkan başını kaldırdı.
Yüzündeki ifade değişmişti.
Bora’nın sesi titremiyordu.
“Babam bugün evden gitti. Anneme doktorlardan, hastanelerden ve benden yorulduğunu söyledi. Ben yürüyemediğim için gittiğini düşünüyorum.”